Aatrox Kısa Hikayesi Yayınlandı !

  Aatrox Kısa Hikayesi Yayınlandı !
Aatrox Kısa Hikayesi Yayınlandı !

Kategori: Haberler 188

Aatrox Kısa Hikayesi Yayınlandı !

Karanlık.

Alamadığım nefesler beni mahvediyor.

Genzimde ve ciğerlerimde bir boşluk hissediyorum. Sanki nefes alırken birden durmuşum, ciğerlerimi zalimce bekletmeye başlamışım gibi. Ağzım açık, boğazım boş, havayı içime çekemiyorum. Göğsüm, göğüs kafesimdeki dayanılmaz sıkışma.

Kollarım, bacaklarım, kaslarım hareket etmeyi reddediyor. Nefes alamıyorum. Boğuluyorum. Basınç artıyor. Hareketsizlik göğsüme, uzuvlarıma yayılıyor. Haykırmak, kendi yüzümü parçalamak, bağıra bağıra ağlamak istiyorum ama burada kısılıp kaldım. Hareket edemiyorum. Hareket edemiyorum.

Karanlık.

Unutmamalıyım. Unutma...

Savaştaydım. Kontrolümü kaybettim. Nasıl bir gaflete düştüm? Ölümlüler önümde saflar halinde dizildiler. Aralarına daldım. Canlarını canıma kattım. Ayartıldım, karşı koyamadım. Onları öldürdükçe, etlerini asıl bedenime daha iyi benzeyecek şekilde biçimlendirdim. Umutsuzca tükettim, tükettim, bir zamanlar olduğum şeyin kısacık bir yankısı olmaya çalıştım yeniden. Ama saman alevi gibi yanıp tükendim, ele geçirdiğim bedeni de yok ettim.

Karanlık.

Biz savaşırken yağmur yağıyordu. Ya üstüm çamurla, pislikle örtülürse? Ya binlerce yıl gizli kalırsam? Bu hapishanede esir olursam? Bu düşüncenin verdiği dehşet paniğimi arttırıyor. Savaş bitiyor. Hissedebiliyorum. İçinde bulunduğum bedeni ayaklandırmalıyım. Kalkmalıyım... Kalkmalıyım...

Kolum, bacağım yok. Karanlık etrafımı koza gibi sarmış.

Hayır. Kendimi, istencimin gücüyle ayağa kaldıracağım. Ama başarıp başaramadığımı bilmemin yolu yok. Karanlıktan başka hiçbir şeyi göremiyor, hissedemiyorum.

Ne olur, ne olur bir ölümlü bulsun beni. Lütfen. Karanlığa sürekli yalvarıyorum ama bu küçük düşürücü yakarışlara gelen tek cevap sessizlik oluyor.

Fakat tam o sırada...

Yakınımda bir ölümlünün varlığını hissediyorum. Gözlerim yok, kulaklarım yok ama yaklaştığını hissedebiliyorum. Düşmanlarından kaçıyor. Kendini korumaya çalışmak zorunda. Beni yerden almak zorunda.

Beni görebiliyor mu? Koşa koşa yanımdan geçebilir. Burada kalabilirim.

İçinde bulunduğum nesneyi kavrayan elini hissediyorum ve... bilinci bana açılıyor!

Hemen içine işleyip onu derinlere itiyorum. Gemisi batmış, denize düşmüş, boğulmamak için diğer kazazedelere tutunup onları derinlere iterek su yüzüne çıkmaya çalışan bir insan gibiyim.

Ölümlü “Ne oluyor?!” diye haykırıyor. Ama karanlık, az önce içinden çıkıp kurtulduğum sonsuz karanlık onu susturuyor.

Şimdi gözlerim var.

Yağmakta olan yağmuru, çamurları, bu katliam meydanına saçılmış kanı görebiliyorum. Karşımda elinde mızrak olan iki yorgun şövalye duruyor. Onları biçip bedenlerini ele geçiriyor, içinde bulunduğum vücudu ihtiyaçlarıma göre yeniden şekillendiriyorum.

Çok zayıflar. Çabuk olmalıyım. Kılıcı taşımaya daha uygun birini bulmalıyım. Daha uygun bir beden. Çevremde sadece ölüler ve can çekişenler var. Ruhlarının bu dünyayı terk ettiğini işitebiliyorum.

Çatışma sona ermedi. Şehir surlarının içine taşındı. Yeni bedenimi topallayarak, sürünerek savaş seslerine gitmeye zorluyorum. Daha uygun bir beden bulmaya.

Kükrüyorum. Ama zaferle değil. Asla zaferle değil.

Bu şehirdeki canları canıma katacağım ama eski ihtişamımın ancak çirkin, gülünç bir taklidini ortaya çıkarabileceğim. Bana yıldızlar ve sureti olduğum gücün saflığı şekil vermişti. Işığın ve mantığın beden bulmuş haliydim. Bu dünyayı gelmiş geçmiş en kanlı savaşlarda savundum. Şimdi kan ve cerahat sızdırarak çürüyen bu çalıntı ete mahkûmum. Kaslar ve kemikler zorlanıyor, parçalanıyor ve böyle mide kaldırıcı bir hilkat garibesine dönüşmüş olmama isyan ediyor.

Soluklanıyorum.

“Olmaz, Aatrox,” diyorum. Sesim ıslak ıslak çıkıyor ve etrafımı saran cesetlerden yankılanıyor. “İlerlemeliyiz... İlerleyeceğiz... Asla durmayacağız...”

Ta ki bu evrenle birlikte yok olana dek.

Sponsor


Build'ler


Yama Notları

En Son Konular